Sayfalar

16 Aralık 2016 Cuma

Bitlis’ten Bildiriyorum!

 

            Bolu’da geçirdiğim dört yıllık üniversite hayatımın ardından söz vermiştim kendime. Bundan sonraki yaşantımı memleketimin en sıcak şehirlerinde geçireceğim diye. Yok efendim, Bolu’yu sevmediğimden değil. Ben Bolu’ya hayranım; baharda yeşilin bin bir tonuna, o tonların gökyüzüyle birleşip suya yansımasına, uzun bisiklet yollarına, şehirden biraz uzaklaşıldığı gibi köy hayatına dalınmasına, biraz da olsa karına, kışına. Ben doğduğum büyüdüğüm şehirden çıkana dek hep tadımlık gördüm karı; biraz kartopu oynadım, biraz yuvarlandım, küçük bir kardan adam yaptım derken kar eriyip gidiyordu. Ama Bolu’da kara doydum. Dedim yeter bu kadar. Azcık da güneş göreyim, biraz da deniz. Umutluydum aldığım puanlardan da. Ege, Akdeniz, küçük bir kasaba… Derken çok şey istediğimi fark ettim. Ege, Akdeniz açılan yerlerde bile yoktu, varsa da tek tük. Ki ben bu sıralamayla oraları ancak rüyamda görürdüm. Şu sıralar çokça görüyorum hatta. J

            Nitekim olmadı. İşte bu yüzden Bitlis’ten bildiriyorum. Burası çok soğuuuk! Haberleri izliyorsanız eğer kışın ülkedeki yoğun etkisini anlatmak için önce Bolu’yu gösterirler. Ülkenin en soğuk şehri olarak belirtilir hatta. Ayazı serttir Bolu’nun, karı yoğun. Fakat Bitlis kadar değil. “Allah’ım!” derdim, “Şu memlekette var mı Bolu ‘dan daha sert yaşayan kışı!” Bitlis benim için en güzel cevap oldu. Varmış. Bolu sanırım konumu itibarıyla daha çok gündeme geliyor. Ama ikisini de görmüş geçirmiş biri olarak diyorum ki Bitlis çok soğuuuk! Zaten Bolu haberlerinin hemen arkasından verirler; karın tepesine çıkıp elektrik direklerinin üzerinde ayakkabı bağlayan adamlar, evlerin damına tırmanarak çıkıp aşağı atlayan çocuklar falan. Hah! İşte orası Bitlis. J  Orası soğuk bir memleket... Şehrin dört bir yanı dağ olduğundan nereye baksanız uzun upuzun merdivenlerle karşılaşırsınız. Kışın merdivenler kar yoğunluğundan kaybolmuş kaydırağa dönüşmüştür. Küçük şehir adeta bir oyun parkı haline gelmiştir. Hatta bayırlardan kayak takımlarıyla inen çocuklar bile görebilirsiniz. Bitlis’in çocukları doğuştan kayakçılar anlayacağınız. Vali de kar tatili haberini verdi mi çocuklara eğlence? diyemeyeceğim ne yazık ki. Çünkü burada kar tatilleri daha çok mecburiyetten veriliyor. Gerçekten can güvenliğimiz olmadığından. Biz küçükken kar dizimize gelmeden tatil olurdu okullar. Sonra atardık kendimizi dışarı. Kar zannettiğimiz azıcık bir şeyle eğlenir sıcacık yuvalarımıza dönerdik. Burada sıcacık yuvalarımızdan çıkamıyoruz. Hamd olsun sıcacık yuvalarımız var da çıkamıyoruz. Burada kar başladı mı durmuyor. Mübarek yağıyor yağıyor yağıyor… Diyorum ki


Bolu’daki de kar mıymış canım. Kaldırımlar kullanılamıyor zaten, küçük patikalar açılabilirse belki. Yollar buz, kar sürekli yağdığından yollar da sürekli açılamıyor. Hele de bir okulda görev yapıyorsanız, Bitlis ‘te okullar genelde dağda bayırda, yüksek yerlerde, mahalle aralarındadır. Minibüsler çıkamaz, bazen kayarlar, bazen direnirler. Geçen sene ilk kar düştüğünde geceydi. Sabah bambaşka bir şehre uyanmış ve okulun yolunu tutmuştuk. Minibüs çıkıyor, çıkamıyor. Çoğumuz yeni atanmışız bu soğuk memlekete, her birimizin yüzünde aynı endişe ifadesi. Şoför Bey direnemiyor daha fazla “hocam bir el atın” demez mi. Benim de garip bir huyum var sinirlerim bozulunca gülmeye başlıyorum. Ben gülmeye başlayınca sen kal dediler bana, sen iyi değilsin. :D Sağ olsunlar birkaç hocamız ittiler de vardık okulumuza. Zaman geçtikçe alıştık kara da zorlu yollara da. Başımıza binaların tepesinden kar kütleleri, sarkıtlar düşmesin diye yoldan yürümeyi de öğrendik. Yolda araba çarpmasın diye aerobik hareketler yapmayı da. O sıcak memleketten gelen arkadaşlar bot giymeyi öğrendiler mesela. Karda düşünce gülmeyi öğrendiler.

Zordu kışı ağır geçen yerlerde görev yapmak. Burada kışın hep kar tatili olduğunu sandılar. Adımını attığında dizini geçen karda okula gelen çocuklar gördüm ben. Şartlar ağır da olsa okula gelen veletler, veletlerimJ


HER SABAH

  Telefonun alarmı çalıyordu. Gözünü açmadan eliyle komidinin üstünü şöyle bir yokladıktan sonra sonunda telefonu bulup tuşuna basabildi. ...